İman; Hz. Peygamber (s.a.s.)'i Allah Teala'dan getirdiği kesin olarak bilinen hükümlerde tasdik etmek, onun haber verdiği şeyleri tereddütsüz kabul edip doğruluklarına gönülden inanmaktır. Her inanan kişi neye inandığını bilir. Bu imanı besleyen ve diri tutan şey işe iradeye dayalı davranış anlamına gelen ibadetler ve Allah'ın razı olacağı amellerdir. Kur'an-ı Kerim'de iman ile salih amelin hep birlikte zikredildiğini görmekteyiz. "İman edenler ve salih amel işleyenler..." şeklinde pek çok ayete rastlanılabilir. (bkz. Bakara, 2/277)
İman olmadan amellerin bir kıymeti olmadığı gibi amel olmadan da imanın diri kalması mümkün değildir. Kalpte bir tasdik olarak bulunan imanın yine kendi mahiyeti gereği hayata akseden bir yönü olmalıdır. Kişinin maddi ve manevi anlamda iyi şeyler üretmesini temin etmelidir.
İman ve amelin sahih bilgiye dayanması esastır. "Kulları içinden ancak alimler, Allah'tan (gereğince) korkar" (Fatır, 35/28) ayeti de hakiki iman ve amelin bilgiyle gerçekleşeceğine işaret etmektedir.
Bir Ayet Bir Yorum