Nazar

İslami kaynaklarda "isabet-i ayn" olarak geçen ve kültütümüzde daha çok "nazar değmesi", göz değmesi olarak kullanılan "nazar"; özellikle bazı kimselerin bir insana, hayvana veya güzel bir eşyaya, alete bakması ile ona etki etmesi, zarar vermesi, insanın hastalanması gibi anlamlarda kullanılmaktadır.

Peygamberimiz (s.a.s.): "Göz değmesi gerçektir" (Buhari, "Tıb", 36) buyurmuştur.
Allah'tan yardım isteyerek, nazara karşı Fatiha, İlhas Felak ve Nas sürelerinin okunması tavsiye edilmiştir.

Ancak nazar değmesin diye muska, gök boncuk, ağaç parçası, at nalı, kafa tası vb. şeyler takmaki nazardan kurtulmak için kurşun döktürmek, tütsü yapmak doğru değildir.

Peygamberimiz (s.a.s.), "Allah'ım! Ey insanların Rabbi! Ey acıyı, sıkıntıyı, hastalığı gideren Allah, bu hastaya şifa ver, çünkü sen şifa verensin, senden başka kimsede şifa veremez. Bu hasataya öyle bir şifa ver ki, onda hiçbir hastalık kalmasın." diye dua etmiştir. (Ebu Davud, "Tıb", 19; Buhari, "Tıb", 38)

Yine Peygamberimiz kötülüklere, kötü insanların şerlerine karşı "Yarattıklarının şerrinden tam kelimeleriyle Allah'a sığınırım" diyerek Allah'a sığınmıştır (Ebu Davud, "Tıb", 19)