Paylaşarak Kazanmak

İnsanoğlu toplumun bir parçası olarak kendisine ait birçok şeyi başkalarıyla paylaşmak durumundadır. Aksi halde insanların içinde yaşadıkları toplum katlanılmaz hale gelir.

Paylaşma duygusu çocukluktan itibaren verilmeli, insanlardaki bencillik duygusunun baskın çıkması engellenmelidir. Çünkü daha çocukken oyuncaklarını paylaşmayı öğrenen birey, büyüdüğünde sahip olduğu diğer eşyaları da insanlarla paylaşma konusunda sıkıntı çekmeyecektir. Paylaşma bilincinin çocuklara verilmesi konusunda en büyük görev anne babaya düşmektedir. Anne baba bizzat kendileri örnek olarak, onlara paylaşmayı telkin ederek, paylaşmanın faydalarını anlatarak vb. yollarla çocuğa paylaşmayı öğretmelidir. Bu durumda çocuk bizzat yaşayarak paylaşmayı öğrenebilecektir.

Sahip olduğu şeyleri başkalarıyla paylaşmak insana ayrı bir haz verir. Paylaşan insan hem kendisini hem de paylaştığı insanları mutlu etmiş olur. Böylece insanlar arasında büyük bir muhabbet hâsıl olur. Paylaşmak sadece maddi eşyalar için değil, sevinç ve hüzün gibi manevi duygular için de söz konusudur. Paylaşmakla hüzünlerin yükü azalır, sevinçler ise coşku halini alır.

Bir Ayet Bir Yorum